Verdiğin kitabı okuduktan sonra hâlâ saklıyorum.
Altını çizdiğin cümleler, onları da silmedim.
Kitap ayracın papatyaydı.
Papatyalar soldu, çok kurudular.
Hiç görmediğin bir adamdım o gün; gördüğüne sevinmiştin. Ben de öyle. Hatta ilk kez birini görür gibiydim. Başkaydı.
..
(aradan geçen onca şeyden sonra)
..
Ne mi oldu?
Büyüdük.
Keşke büyümek için kötü bir insan olmamız gerekmese..
Hani kelimeleri böldüğün, başka anlamlar çıkardığın için ‘senden birgün öc alacaklar’ demiştim ya, bu belki daha sonra, çünkü ben de bölüyorum artık onları; aynı cümlede adın geçmesin, hiç değilse onlara da küsmeyeyim diye.
Kitabı yakında görmediğim birine armağan edeceğim.
İçinde papatyaların da olacak.
Altını çizdiğin cümleleri benim sanacak, başka bir alemde ‘bir’ olacağız düşünsene?
O bir kadın, papatyalara da benden daha Iyi bakacaktır.
Hoşçakal…

